Web & Frontend·2 dk okuma·

#100DaysOfCode'un 100. Günü — Neler İnşa Ettim, Neler Öğrendim ve Sırada Ne Var?

Paylaş
Web & FrontendEdumints Blog

Yazılım dünyasında gelişim, sadece bilgi edinmekle değil, bu bilgiyi sürekli bir alışkanlığa dönüştürmekle ilgilidir. M. Saad Ahmad, "mood tabanlı" yani sadece canı istediğinde kod yazan biriyken, 100 günlük disiplinli bir maratona girdi. Bu yolculuğun sonunda sadece yeni teknolojiler öğrenmekle kalmadı, aynı zamanda sürdürülebilir bir çalışma disiplini kazandı. İşte bu ilham verici sürecin detayları.

Neler İnşa Ettim?

Saad, 100 günlük süreci belirli aşamalara ayırarak temelden karmaşığa doğru ilerleyen bir rota izledi:

  • 1–60. Günler (JavaScript Ekosistemi): Bu aşamada React, TypeScript ve Next.js üzerine yoğunlaştı. Geliştirdiği projeler arasında OpenWeatherMap API'sini kullanan bir Hava Durumu Uygulaması, işlevsel bir Görev Yönetim Uygulaması ve dinamik bir Tur Listeleme Portalı yer alıyordu.
  • 61–85. Günler (Python ve Frameworkler): Frontend yeteneklerini Python dünyasına taşıyarak Django ve Flask öğrendi. Bu dönemde bir iş ilan platformu olan DevBoard ve Flask tabanlı bir Gider Takip Uygulaması inşa etti.
  • 86–100. Günler (Bitirme Projesi - DevCollab): Maratona damgasını vuran final projesi, yazılımcıların iş birliği yapabileceği bir platformdu. Django REST Framework backend, Next.js frontend ve PostgreSQL veritabanı kullanarak tam kapsamlı bir Full-Stack uygulama ortaya koydu. Uygulamasını Railway ve Vercel üzerinden canlıya alırken, güvenli JWT kimlik doğrulama sistemlerini başarıyla entegre etti.

Neler Öğrendim?

Bu süreç teknik bilgiden çok daha fazlasını öğretti:

  • Süreklilik Motivasyonu Yener: Sadece "havasında olduğunda" kod yazmanın haftalar süren duraklamalara yol açtığını keşfetti. 100 günlük sistem, en isteksiz günlerde bile masaya oturmasını sağladı.
  • Toplumsal Sorumluluğun Gücü: Her gün bir blog yazısı paylaşmak, kod yazmak kadar önemliydi. Birilerinin ilerlemesini takip ettiğini bilmek, hiçbir şey yapmama seçeneğini masadan kaldırdı.
  • İnşa Ederek Öğrenme Hızı: Teorik çalışmanın aksine, gerçek projeler üretmenin öğrenme sürecini inanılmaz derecede hızlandırdığını fark etti.
  • Araçlara Karşı Alçakgönüllülük: Bir aracın (Docker, JWT, Axios vb.) ne olduğunu bilmekle, onu gerçek dünya senaryolarındaki karmaşık sorunları çözmek için kullanabilmek arasındaki farkı anladı.

Sırada Ne Var?

100 günün bitmesi, yolculuğun sonu değil; sadece bir başlangıç. Gelecek planları arasında şunlar var:

  • Projeleri Mükemmelleştirmek: "Orta seviye" uygulamaları, üretim kalitesinde ve cilalanmış ürünlere dönüştürmek.
  • Uç Durumlara Odaklanmak: Geliştirmenin "sıkıcı" ama hayati kısımları olan ileri düzey hata ayıklama, güvenlik ve performans optimizasyonu konularında derinleşmek.
  • Alışkanlığı Korumak: Resmi bir meydan okuma olmasa da, her gün üretim yapma alışkanlığını sürdürmek.

Bu meydan okuma, 100 günde bir uzman olmaktan ziyade; kararlı çabanın ve topluma verilen sözün, "öğrenmek istemek" ile "gerçekten inşa etmek" arasındaki uçurumu nasıl kapattığını kanıtlıyor.

Orijinal kaynağa buradan ulaşabilirsiniz.

Paylaş

Bu konuyu daha derinlemesine öğrenmek ister misin?

Edumints'teki ücretsiz kursları incele ve bugün başla.

Kurslara Göz At →